İçeriğe geç

Kadın komi olur mu ?

Kayseri’de Bir Yaz Akşamı ve İçimde Büyüyen Soru

Sevgili Ludo ziyaretçileri, bugün “Kadın komi olur mu” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz.

Kayseri’nin yaz akşamları her zaman biraz serttir. Güneş çekildikten sonra bile havada günün ağırlığı kalır, sokaklar sanki bir şeyleri unutmamış gibi sessizce nefes alır. O akşam da öyleydi. Eve doğru yürürken ayakkabılarımın kaldırımla çıkardığı ses kulağımda büyüyordu. İçimde ise daha büyük bir ses vardı: gün boyunca duyduğum o cümle.

“Kadın komi olur mu?”

Bunu bana ilk kez soran kişi bir müşteri değildi aslında. Bir iş görüşmesinde, göz ucuyla bile tam bakmadan söylemişlerdi. Ama insanın içine kazınan cümleler vardır ya, işte o onlardan biriydi. Sanki mesleğin kendisi değil de benim varlığım tartışılıyordu.

Ben 25 yaşındayım. Kayseri’de yaşıyorum. Günlük tutmayı severim; çünkü kelimeler bazen insanlardan daha az yargılar. Bugün de defterimi açtığımda elim titriyordu. Çünkü içimde sadece bir iş başvurusu değil, kendimi kanıtlama isteği vardı.

Bir İş Görüşmesinin İçinde Kırılan Sessizlik

O gün küçük bir lokantaya gitmiştim. Şehir merkezine yakın, öğle saatlerinde tıka basa dolan ama akşamları biraz sakinleşen bir yerdi. Komi arıyorlardı. İlanı gördüğümde içimde garip bir heyecan olmuştu. Sanki uzun zamandır beklediğim bir kapı aralanıyordu.

Kapıdan içeri girdiğimde mutfaktan gelen sesler, tabak şıkırtıları ve hızlı adımlar birbirine karışıyordu. Ortamın yoğunluğu bile bana “burada hayat hızlı akar” diyordu.

Müdür olduğu belli olan adam beni karşıladı. Elinde kalem, sürekli bir şeyler not alıyordu. Sorular kısa, bakışlar hızlıydı.

Ne iş yaptığımı sordu önce. Daha önce garsonluk yapıp yapmadığımı, ağır tempoya dayanıp dayanamayacağımı… Her soruya cevap verdim. Sesim dışarıdan sakin görünüyordu ama içimde bir şey sürekli “beni seç, beni gör” diye bağırıyordu.

Sonra o cümle geldi.

“Kadın komi olur mu?”

Bir an sustum. Çünkü sorunun bana değil, sanki dünyaya sorulduğunu hissettim. Cevap vermem beklenmiyordu gibi. Daha çok bir fikir beyanıydı.

“Olur,” dedim sonunda. “Neden olmasın?”

Adam omuz silkti. “Zor iş,” dedi. “Erkek işi daha çok.”

İşte o an içimde bir şey kırıldı ama ses çıkarmadı. Kırılan şey bazen bağırmaz, sadece ağırlaşır.

Mutfağın İçine İlk Adım

Beni denemek için bir günlüğüne işe aldılar. “Bakacağız,” dediler. O kelime bile insanı yarım hissettirir: bakacağız.

Mutfaka ilk girdiğimde sıcaklık yüzüme çarptı. Buhar, yağ kokusu, hızlı komutlar… Her şey bir düzen içinde kaos gibiydi. Tabaklar üst üste konuyor, servis açılıyor, kapanıyor, yeniden açılıyordu.

Bana ilk iş olarak boş tabakları toplamak, masaları temizlemek verildi. Basit görünüyordu ama hız istiyordu. Her şey hız istiyordu.

Yanımdaki çocuk bana baktı, hafif alayla sordu:

“Sen gerçekten komi misin?”

Bu sorunun içinde sadece merak yoktu. Bir yargı vardı. Sanki orada olmam bir hata gibi.

Başımı eğdim, çalışmaya devam ettim. Çünkü bazı cevaplar konuşulmaz, yapılır.

Ama içimden şu geçiyordu: “Evet, komiyim. Ve bu neden garip?”

İlk Saatlerin Ağırlığı

İlk saatler zor geçti. Ellerim yoruldu, ayaklarım sızladı. Tepsiler ağır değildi belki ama insanların bakışları daha ağırdı.

Bir müşteri masasına gittiğimde kadınlardan biri bana uzun uzun baktı. Sanki yanlış yerde duran bir şey görmüş gibi. Erkek olan ise hiç önemsemedi bile. Bu iki uç arasında görünmez bir boşluk vardı ve ben o boşluğun tam ortasında duruyordum.

Bir ara mutfağa döndüğümde şef bana su uzattı. Orta yaşlarında, sesi sert ama bakışı yumuşaktı.

“Zorlanıyorsun,” dedi.

“Biraz,” dedim.

“Zamanla geçer,” dedi. “İnsan alışır. Ama herkes dayanamaz.”

O an içimde garip bir umut kıpırdadı. Çünkü ilk defa biri bana “burada olabilirsin” dememişti ama “deneyebilirsin” demişti.

İç Sesimle Savaşı

Günün ortasında kısa bir mola verdim. Arka kapının önüne çıktım. Kayseri’nin sıcak rüzgârı yüzüme vurdu. O an gözlerimi kapattım.

Kendime soruyordum: Ben burada ne yapıyorum?

Cevap basit değildi. Para kazanmak mı? Evet. Ama daha fazlası vardı. Kendimi ispat etme isteği, “yapamazsın” diyen seslere karşı inat…

Defterimi hatırladım. Günlüklerimi. Orada hep küçük bir cümle vardır: “Bugün de denedim.”

O gün ise o cümle yetmiyordu. Çünkü denemekle kalmamıştım, bir şeylerin içine girmiştim.

Ve o soru yeniden zihnimde dönüyordu: “Kadın komi olur mu?”

Bu kez cevap daha netti içimde: Olur. Ama herkes buna hazır değil.

Bir Tabağın İçinde Kırılan Önyargı

Akşam saatlerine doğru yoğunluk arttı. Masalar doldu, siparişler hızlandı. Ben de hızlandım.

Bir anda elimdeki tabaklardan biri kaydı. Yere düşmedi ama sallandı. O an kalbim de onunla birlikte sallandı. Çünkü herkesin gözü bir an bana döndü.

Küçük bir hata bile büyük görünür böyle yerlerde.

Şef uzaktan baktı. Bir şey demedi. Sadece izledi.

Ben tabağı düzelttim ve devam ettim. Ama içimdeki ses bu kez farklıydı. Daha sertti:

“Burada kalabilecek misin?”

Cevap vermedim. Sadece çalıştım.

Ve garip bir şey oldu. O yoğunluk içinde bir noktadan sonra artık kimse bana “kadın komi olur mu?” diye bakmamaya başladı. Çünkü iş, sorulardan daha yüksek sesle konuşuyordu.

Gece Sonunda Gelen Sessizlik

Vardiya bittiğinde ayaklarımın üzerinde durmakta zorlanıyordum. Ama içimde tuhaf bir hafiflik vardı.

Mutfak yavaş yavaş sessizleşti. Tabak sesleri azaldı, komutlar sustu. Yerine yorgun bir huzur geldi.

Şef yanıma geldi.

“Bugün fena değildi,” dedi.

Bu cümle küçük görünür ama benim için büyüktü. Çünkü içinde “olmazsın” yoktu.

Dışarı çıktığımda hava serinlemişti. Kayseri gecesi yüzüme dokundu. O an içimde bir şey değişmişti. Tam olarak başarı değildi bu. Ama bir başlangıçtı.

Defterime Yazdığım Son Cümle

Önerdiğimiz İçerik: Jogger pantolonun altina nasıl ayakkabı giyilir ?

Eve döndüğümde defterimi açtım. Ellerim yorgundu ama yazmak istiyordum.

Bugün kendime şunu itiraf ettim: İnsanlar bazı işleri cinsiyetle ölçüyor. Ama hayat, ölçüleri umursamıyor. O sadece çalışmana, dayanmanıza ve devam etmenize bakıyor.

“Kadın komi olur mu?”

Bu soru günün başında bir duvar gibiydi. Günün sonunda ise bir kapıya dönüştü. Belki herkes için açık değil ama benim için aralanmıştı.

Ve en önemlisi, o kapının arkasında kendime dair yeni bir şey görmüştüm: denemekten korkmayan bir tarafımı.

Defteri kapatırken elim artık titremiyordu.

Ludo ekibi olarak “Kadın komi olur mu” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir