Cumhuriyet Dönemi Sohbet Yazarları Kimlerdir? Bir akşam, İstanbul’daki ofisimden çıkıp evime doğru yürürken, kafamda birden bir soru belirdi: “Sohbet yazıları, neden bu kadar özlediğimiz bir şey haline geldi?” Her gün dijital dünyada tonlarca içerik tüketiyoruz ama bir sohbetin insanı o kadar içine alması çok zor. O kadar doğal, samimi ve akışkan olmaları gerek ki… Ve işte o akşam, Cumhuriyet dönemi sohbet yazarlarının bu konuda nasıl bir iz bıraktığını düşündüm. Kimdi onlar? Ne yazıyorlardı? Hangi derinlikleri, hangi sohbetleri bizim için bıraktılar? Bugün bile hala etkilerinden söz edebiliyorsak, demek ki bir yerlerde doğru bir şeyler yapıyorlardı. Geleneksel Bir Yazar, Modern Bir İnsan…
Yorum BırakOyunlu Bilgi Dünyası Yazılar
Atatürk’ün Harp Akademisini Tercih Etmesinin Sebebi: Edebiyat Perspektifinden Bir Analiz Giriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Kelimenin gücü, toplumları şekillendirir, bireyleri dönüştürür. Bir kelime, bir dönemi anlatan bir anıya, bir düşünceyi açığa çıkaran bir temaya dönüşebilir. Her metin, bir anlatıdır; her anlatı, bir dünyayı doğurur. Atatürk’ün Harp Akademisini tercih etmesinin ardında da bir anlatı vardır, bir metin vardır. Bu tercih, yalnızca bir askeri eğitim kurumunun seçilmesi değil, aynı zamanda bir hedefin, bir ideolojinin ve bir çağdaş düşüncenin yansımasıdır. Atatürk, sadece askeri değil, kültürel ve entelektüel bir yolculuğa adım atıyordu ve bu yolculuk edebiyatın gücünden, anlatıların içindeki anlamlardan besleniyordu. Edebiyat,…
Yorum Bırak2006’lılar Ne Zaman Asker Oldu? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Dünyada her nesil, kendi deneyimlerini, kimliklerini ve dünya görüşlerini oluştururken, toplumsal, siyasal ve kültürel koşullar tarafından şekillendirilir. Bir birey, yurttaşlık sorumlulukları, ideolojiler ve devletin dayattığı kurumlar arasında nasıl yer alacağını, bu bağlamda ne zaman “asker” olduğunu – yani tam anlamıyla toplumun bir parçası olarak kabul edildiğini- sorgular. İşte tam bu noktada, 2006 doğumlu bir kuşağın, askere alma ve toplumsal katılım gibi sorumluluklarla karşı karşıya kaldığı bir dönemin anlamı, sadece bir biyolojik gelişimden daha fazlasıdır. Bu, daha çok güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin ve devletin meşruiyetinin bir yansımasıdır. 2006’lılar, birkaç yıl içinde,…
Yorum BırakGiriş: Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Sabah dişlerinize baktığınızda hafif bir hiza bozukluğu fark ettiğinizde, aklınızda basit bir estetik soru belirir: “Çarpık dişe lamine yapılır mı?” Bu soru sadece diş hekimliğinin teknik bir boyutunu değil, aynı zamanda kaynakların kıt olduğu bir dünyada nasıl seçimler yaptığımızı, fırsat maliyetlerini ve bireysel ile toplumsal refahı nasıl etkilediğini de gündeme getirir. Bir ekonomistten değil, ekonomik gerçeklikleri yaşamın her alanında hisseden herhangi bir bireyden düşünceler: Her tercih bir bedel ister. Peki bu bedeli diş sağlığı için ödediğimizde mikro, makro ve davranışsal ekonomi perspektifinde neler olur? Çarpık Dişe Lamine Yapılır mı? Ekonomi Açısından Bir Çerçeve Diş…
Yorum BırakÇanta Dikmek İçin Hangi İp Kullanılır? Kültürel Bir Yolculuk “Her ip, farklı bir hikayeyi anlatır; her dikiş, bir kültürün izlerini taşır.” Çanta dikmek, göründüğünden çok daha fazlasıdır. Dikiş makinesinin vızıltısı, iğnenin kumaşı geçişi bir tür ritüele dönüşebilir; bir kişinin ellerinin yaratıcı gücü, kullandığı malzemelerle birlikte bir kültürün derinliklerine kadar ulaşabilir. Dünyanın farklı köylerinde ve şehirlerinde, çanta yapmak yalnızca bir ihtiyaçtan ibaret değildir; aynı zamanda kimlik, kültür ve tarih ile iç içe geçmiş bir süreçtir. Çanta dikmek için hangi ip kullanılır sorusu, belki de bu gezegenin her köşesindeki farklı toplulukların geçmişlerini, değerlerini ve varoluş biçimlerini anlamak için bir pencere açar. Bu…
Yorum BırakKıdemli Mimar Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Bir Yapının Arkasında Durmak Bir inşaat projesinin başında, duvarların yükselmesini izlerken, çoğu insan bir yapıyı sadece bir bina olarak görür. Fakat mimarlar, her çizimde, her tasarımda bir hikaye anlatırlar. Bir yapının inşa edilmesinde görev alan, belki de o sürecin içinde kaybolan, zamanla bir “kıdemli mimar” sıfatını kazanan kişi, bu sürecin sadece teknik değil, felsefi derinliklerine de hakimdir. Kıdemli bir mimar, bir yapının değil, bir düşüncenin temel taşlarını atar. Ancak, “kıdemli mimar” kimdir? Bu unvan, yalnızca bir deneyim meselesi midir yoksa bir sorumluluğun, etik yükümlülüğün ve bilgiye dair derin bir anlayışın göstergesi midir?…
Yorum BırakGiriş — Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Hepimiz bir şekilde öğrenme yolculuğuna çıkmışızdır. Eğitim, sadece okul sıralarında başlayan bir süreç değil; hayat boyu devam eden, düşüncelerimizi şekillendiren ve toplumsal yapıyı dönüştüren bir güçtür. Öğrenmek, insan olmanın en temel yanıdır. Fakat bazen, bazı insanlar eğitim sürecinden dışlanabilir ya da bu sürece “bypass” edilebilirler. Ancak bu bypass’ın arkasındaki sebepler çok daha derindir ve yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de çözümlenmesi gereken dinamikler içerir. Kimlerin öğrenme sürecinde yol alamayacağı, kimlerin eğitim fırsatlarına eşit şekilde ulaşamayacağı sorusu, pedagojik açıdan çok daha derin bir meseleyi gündeme getirir. Bu yazıda, öğrenmenin evrimsel gücünü sorgularken, öğrenme teorilerinden, öğretim yöntemlerinden,…
Yorum BırakDaha Beter Olsun: Bir Psikolojik İnceleme İnsanların söyledikleri her kelime, bazen yüzeyin altında çok daha derin anlamlar taşır. Kültürel anlamlar, geçmiş deneyimler, duygusal yükler ve sosyal bağlamlar; her biri, bir cümlede saklanan anlamı şekillendirir. “Daha beter olsun” gibi bir ifade, çoğu zaman basit bir öfke, hayal kırıklığı ya da durumdan duyulan memnuniyetsizlik gibi duyguları yansıtabilir. Ancak bu ifade, yalnızca bir tepki değil, insan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri anlamamız için de bir anahtar olabilir. Bu yazıda, “daha beter olsun” ifadesinin psikolojik boyutlarını keşfe çıkacağız; bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. İfadenin gücü ve anlamı, aslında çok daha derinlere…
Yorum Bırak94 Ayet: Tarihsel Bir Perspektiften Derinlemesine Bir Analiz Geçmiş, yalnızca yaşanmış olayların bir kaydı değil, aynı zamanda bugünü anlamanın ve geleceği şekillendirmenin anahtarıdır. Tarihi anlamak, sadece geçmişi öğrenmek değil, onu bugünün gözleriyle yorumlamak anlamına gelir. Her dönemeç, her kırılma noktası, yalnızca o dönemin gerçekliğini değil, aynı zamanda günümüzü de etkileyen derin izler bırakır. “94 ayet” ifadesi, bir dönemin toplumsal, dini ve kültürel dinamiklerini çözümlemek için önemli bir anahtar sunar. Bu yazıda, 94 ayetin tarihsel arka planını ele alarak, dönemin toplumsal dönüşümlerini, önemli kırılma noktalarını ve bugüne etkilerini tartışacağız. 94 Ayet: Anlamı ve Kökeni 94 ayet, özellikle İslam literatüründe, Kur’an’ın bazı…
Yorum BırakAskerlik Yapmak Önemli Mi? Geleceğe Dönük Bir Değerlendirme Askerlik yapmak önemli mi? Bu soru, belki de her Türk gencinin hayatında bir dönüm noktasını işaret eder. Hem bir sorumluluk, hem de toplumsal bir gereklilik olarak görülen askerlik, birçok açıdan hayatımıza dokunur. Peki, birkaç yıl sonra, yani 5-10 yıl sonra askerlik yapmanın gündelik hayatı, kariyeri ve ilişkileri nasıl etkileyeceğini düşünebilir miyiz? Bugün bu soruyu biraz daha derinlemesine incelemeye çalışacağım. Kendimi, Ankara’da yaşayan, 28 yaşında, teknolojiye meraklı ve geleceği üzerine sıkça düşünen bir genç yetişkin olarak bu soruya yanıt arayarak yazacağım. Hem umutlu hem kaygılı bir bakış açısı ile… Askerlik Yapmak: Gelecek Nesil…
Yorum Bırak